Uzayın askeri ve ticari amaçlarla kullanımı pek çok ülkenin ciddiye aldığı ve önemli yatırımlar yaptığı bir hedeftir. Özel sektörün de bu alana yatırım yapması ile birlikte uzay hedefleri daha rekabetçi ve ulaşılabilir hedefler haline gelmiştir.
Gelinen noktada, rekabetin ve işbirliğinin teşvik ettiği gelişmeler neticesinde uzayın keşfi yalnızca askeri amaçlarla değil artık Asteroid madenciliği, uzay seyahati, uydu operatörleri, devletlere istihbarat amaçlı ve özel şirketlere özellikle tarımsal izleme ve biyolojik kaynakların kontrolü noktasında bilgi aktarımı, uydu interneti sağlanması gibi “para kazandırıcı” amaçlarla yapılıyor. Özetle uzay ticarileşiyor.
Bu gerçeğin etkileri artık iyice hissedilmeye başlandığında ve uzaydaki rekabet daha da artmaya başladığında 2020 yılında NASA, ABD Dışişleri Bakanlığı ve diğer yedi ilk imza sahibi ülke ile koordinasyon içinde, Artemis Anlaşmalarını oluşturdu. Bu sayı kısa zaman içerisinde yükseldi. 26 Ocak 2026 itibariyle Umman’ın katılımıyla bu sayı 61’i buldu.
Artemis Anlaşmaları uzaydaki faaliyetlere yönelik birtakım ilkeler belirleyen bir anlaşma olmasının yanı sıra uzaydaki kutuplaşmayı da gözler önüne serdi. Uzay; Çin, ABD, Rusya arasında yeni bir rekabet alanına da dönüşmüş vaziyette. Çünkü ABD liderliğindeki Artemis Anlaşmaları’na alternatif olarak çeşitli uzay çalışma projeleri de oluşturuldu.
ARTEMİS ANLAŞMALARI NEDİR?
Artemis Accords, Ay, Mars ve diğer gök cisimlerinin keşfi sırasında ülkeler arasında işbirliği ve kurallar oluşturmayı amaçlayan bir uluslararası uzay anlaşmaları çerçevesidir. 2020’de NASA öncülüğünde başlatılmış ve Artemis Programı kapsamında Ay’a dönüş çalışmalarını düzenlemeyi hedefler. Anlaşma; uzayın barışçıl kullanımı, bilimsel verilerin paylaşılması, uzay mirasının korunması (örneğin eski iniş alanları), uzay kaynaklarının sorumlu şekilde kullanımı ve ülkelerin faaliyetlerini koordine etmek için “güvenlik bölgeleri” oluşturulması gibi ilkeler içerir. Temeli Outer Space Treaty’ye dayanır ve katılan ülkelerin Ay ve derin uzay görevlerinde ortak kurallar altında çalışmasını amaçlar
NASA Artemis Anlaşmalarına ilişkin şu ifadeleri kullanmaktadır:
“Birçok ülke ve özel şirketin Ay çevresinde görevler ve operasyonlar yürütmesiyle, Artemis Anlaşmaları, uzayın sivil keşfi ve kullanımının yönetimini geliştirmek için ortak bir dizi ilke sunmaktadır. Artemis Anlaşmaları, imzalayan ülkelerin Uzay Anlaşması, Kayıt Sözleşmesi, Kurtarma ve Geri Dönüş Anlaşması’na olan bağlılığını ve sivil uzay araştırmaları ve kullanımı için sorumlu davranışın en iyi uygulamaları ve normlarını güçlendirmektedir.”
Artemis Anlaşmaları, uzayda bilimsel işbirliğini, şeffaflığı, acil durumlara müdahaleyi içeren bir anlaşma ve aynı zamanda Artemis Programı’na ilişkin bir anlaşmadır. Bu programa göre 2027 yılında Ay’ın güneyine ilk kadın gönderilecek ve uzun vadede uzaya yerleşme, Mars’a ulaşma hedefleri için çalışılacaktır. Bu programa göre “Ay Geçidi” adı verilen ve ayda güneş enerjisiyle çalışan bir kısa yaşam modülü, iletişim merkezi, bilim laboratuvarı ve robotlar için bekleme alanı oluşturulacaktır.
Artemis Anlaşmaları’nın amaç ve kapsam bölümü şu şekildedir:
“BÖLÜM 1 – AMAÇ VE KAPSAM
Bu Anlaşmaların amacı, Artemis Programını ilerletme niyetiyle, uzayın sivil keşif ve kullanımının yönetimini geliştirmek için pratik bir dizi ilke, kılavuz ve en iyi uygulama yoluyla ortak bir vizyon oluşturmaktır. Uzayda faaliyetlerin yürütülmesinde pratik bir dizi ilke, kılavuz ve en iyi uygulamaya bağlılık, operasyonların güvenliğini artırmayı, belirsizliği azaltmayı ve uzayın tüm insanlık için sürdürülebilir ve faydalı kullanımını teşvik etmeyi amaçlamaktadır. Anlaşmalar, burada açıklanan ilkelere yönelik siyasi bir taahhüdü temsil etmektedir; bunların çoğu, Uzay Anlaşması ve diğer belgelerde yer alan önemli yükümlülüklerin operasyonel olarak uygulanmasını sağlamaktadır.
Bu Anlaşmalarda belirtilen ilkeler, her bir İmzacının sivil uzay ajansları tarafından yürütülen sivil uzay faaliyetlerine uygulanmak üzere tasarlanmıştır. Bu faaliyetler, Ay, Mars, kuyruklu yıldızlar ve asteroitlerde, bunların yüzeyleri ve yüzey altları da dahil olmak üzere, ayrıca Ay veya Mars yörüngesinde, Dünya-Ay sisteminin Lagrange noktalarında ve bu gök cisimleri ve konumları arasında geçiş sırasında gerçekleşebilir. İmzacılar, bu Anlaşmalarda belirtilen ilkeleri, uygun olduğu şekilde, görev planlaması ve kendi adlarına hareket eden kuruluşlarla sözleşme mekanizmaları gibi önlemler alarak kendi faaliyetleri aracılığıyla uygulamayı amaçlamaktadır.”
Uzay çalışmalarına ilişkin diğer Rostra yayınları için bakınız:
Uzay Ekonomisinde Büyümenin Yönetimi: Uzayın Son Sınırına Yönelik Sanayi Politikası
İnsanlığın Geleceğini Yeniden Tanımlayacak Olan Paradigma: Asteroid Madenciliği -Rümeysa Güven Büyük
