Bu yazı, aşağıda yer alan kaynaklardaki analizlerin bir özeti/derlemesi mahiyetinde olup kaynaklar ağırlıklı olarak İsrail medyasına aittir. Merkezimiz, İsrail Araştırmaları misyonu çerçevesinde bu analizlere yer vermektedir, merkezimizin bu görüşlere katıldığı anlamına gelmemektedir. İsrail’in son yıllarda gerçekleştirdiği insan onurunu, en temel insani ilkeleri dahi ayaklar altına alan, binlerce çocuğun, sivilin katledildiği tarihte benzeri görülmemiş Gazze Soykırımı’nı tekrardan lanetliyor, İsrail’in bölge barışı için tehdit olduğunu bir kez daha vurguluyoruz:
İsrail’in Geleceği: Önümüzdeki Yıllara Dair Yorumlar Neler?
Dor Moriah Politika Enstitüsü’nün Mart-Nisan 2026’da yürüttüğü uzman anketi, siyaset bilimciler, ekonomistler, güvenlik analistleri, hukukçular ve sivil toplum temsilcilerinden oluşan on iki uzmana aynı soruları yöneltti.
Sorulara verilen cevaplara bakıldığında ise laik bir siyaset bilimcinin “toplumsal sözleşmenin aşınması” olarak nitelendirdiği gelişme, dindar bir güvenlik analistinin dilinde “ulusal yönün kaybı”na dönüşüyor. Bu İsrail toplumundaki derin kopuşa dair bizlere önemli ipuçları veriyor.
Uzlaşma sağlanan alanlar ise yine de mevcut. Katılımcıların büyük çoğunluğu üç noktada hemfikir: İsrail’in ABD’ye olan stratejik bağımlılığı kaçınılmaz bir gerçeklik; çok kutuplu bir dış politika vizyonu gerçekçi değil; eğitimli profesyoneller arasındaki beyin göçü uzun vadede ciddi bir tehdit.
Diğer yandan Al Jazeera’da yayınlnan Simon Speakman Cordall tarafından kaleme alınan “İsrail’in şu anki gidişatı onu çöküşe mi sürüklüyor?” başlıklı yazıda ise şu analizlere yer veriliyor:
“Ülke içindeki siyasi kutuplaşmanın giderek artması, hem yurt içinde hem de yurt dışında yatırımcı güveninin kaybı ve demografik değişimlerin temelleri, İsrail devletinin mevcut halinin önümüzdeki on yıllarda çöküşünü neredeyse kaçınılmaz kılıyor diyorlar.”
“Hever’e göre, İsrail “gerileme lüksünü” göze alamaz. Yani, mevcut durumunu korumak için İsrail, teknoloji sektörünü yönlendiren veya sağlık sistemini sürdürenler gibi, eğitimli orta sınıf yenilikçilerden oluşan temel iş gücünü muhafaza etmelidir. Benzer şekilde, Filistin topraklarına yönelik sürekli genişlemesini finanse etmek için İsrail, askeri gücünü korumak amacıyla sanayi, altyapı ve teknolojiye sahip olmalı ve halkının ülkeyi terk etmesini önleyecek bir yaşam standardını sürdürmelidir. Analistlere göre, şu anda bu göstergelerin hiçbiri iyi durumda değil.”
Demografik Değişim
İsrail Merkezi İstatistik Bürosu verilerine göre 2024 ve 2025’te yıllık ortalama 76.000 vatandaş ülkeden ayrıldı; bu rakam beş yıl öncesinin yaklaşık iki katı. Aynı dönemde ülkeye göç ise üçte bir oranında geriledi.
2025 yılında 69.000’den fazla İsrailli ülkeyi terk etti; üst üste ikinci yıl negatif göç dengesi. Buna karşın 2025’te 21.900 yeni göçmen İsrail’e yerleşti; önceki yıla göre yaklaşık üçte bir düşüş. İsrail hükümeti 2026 için 30.000 göçmen hedefi belirledi ve acil senaryolar geliştirdi.
Dor Moriah araştırmacıları kritik bir çakışmaya dikkat çekiyor: Laik-liberal vizyonla en çok ilişkilendirilen sosyal gruplar — yüksek eğitimli profesyoneller, üniversite, tıp, hukuk ve teknoloji sektöründe yoğunlaşanlar — ülkeyi terk etmeyi en çok düşünen gruplar. Bu demografik kayma, Yüksek Mahkeme, ordu, akademi ve teknoloji sektörü gibi denge unsuru kurumların bileşimini yasama değil, nüfus hareketi yoluyla dönüştürebilir.
Öte yandan, Yoğun Gelecek – İsrail 2050: Gelecekteki nüfus yoğunluğunun 2050’de İsrail devletinin görünümüne etkileri başlıklı makalede ise İsrail nüfusuna ilişkin şu bilgilere yer veriliyor: “Mevcut büyüme hızına göre İsrail nüfusunun yüzyılın ortasına kadar ikiye katlanması beklenmektedir. O zaman birim alana düşen nüfus, Batı ülkeleri arasında en yüksek, dünya genelinde ise en yükseklerden biri olacaktır.” (Tal, A., Rotenberg, E., & Shachar, I. (Eds.). (2018). Atid Tzafuf – Yisrael 2050: Hashla’ot shi’urei hatzfifut ha’atidiyim al pnei medinat Yisrael b-2050 )
Bu makalede veriler incelendiğinde ortaya şu projeksiyon çıkmaktadır: İsrail, gelişmiş dünya ortalamasının yaklaşık iki katı doğurganlık oranıyla (kadın başına 3,1 çocuk) büyüyen nüfusuyla 2050’ye kadar yaklaşık 17 milyona ulaşacak; yani mevcut nüfusun iki katına çıkacak. Bu durum neticesinde İsrail daha çok suya ve daha çok alana ihtiyaç duyacağı öngörülebilir.
Ekim 2026 Seçimleri
Yasal zorunluluk gereği Ekim 2026’ya kadar yapılması gereken Knesset seçimleri, Dor Moriah raporunda rutin bir siyasi yarışma olarak değil, ülkenin 2030’a kadar ki yönünü şekillendirecek bir dönüm noktası olarak tanımlanıyor. Raporda doğrudan şu ifade yer alıyor: “Bu sonbaharda seçilecek Knesset, İsrail’in 2030 yılına kadar ki yönünün büyük bir bölümünü belirleyecek.”
Gündemde öne çıkan başlıklar: güvenlik doktrini, sivil-askeri güven, yargının rolü, ultra-Ortodoks askerlik hizmeti ve uzun vadeli yönetim felsefesi.
Ekonomi
OECD tahminlerine göre İsrail ekonomisi 2026’da yüzde 4,9 büyüyecek; 2027’de bu rakamın uzun vadeli trendi aşması bekleniyor. 2025 yılında İsrail tahvilleri küresel satışlarda 2 milyar doları aştı; bu üst üste üçüncü yıla işaret ediyor. TA-35 Endeksi 2025 yılının ilk yarısında küresel piyasalara öncülük etti. CNBC haberine göre İsrail ekonomisinin bu yıl %3,5 oranında büyüyeceğini tahmin ediyor; bu oran ABD için %2,3 ve AB için %1,3 olarak öngörülüyor. Ayrıca, İsrail’in GSYİH’sının 2026′da tüm G7 ülkelerini geride bırakacağı tahmin ediliyor. IMF’ye göre, İsrail’in gelecek yıl %4,4′lük bir ekonomik büyüme kaydetmesi ve birçok büyük gelişmiş ekonomiyi geride bırakması bekleniyor.
Öte yandan Anadolu Ajansı’nın İsrail ekonomisine dair yakın zamanda yayınlanan İsrail’in ihracat ve teknoloji sektörlerini tehdit eden ekonomik krizle ilgili uyarılar artıyor başlıklı bir makalesi var. Makalede şu gerçekler ifade ediliyor:
“Yerel medya haberlerine göre, İsrail’de, şekelin ABD doları karşısında son otuz yıldan fazla süredir en güçlü seviyesine ulaşmasıyla birlikte, ülkenin ihracat ve teknoloji sektörlerini tehdit eden yaklaşan bir ekonomik kriz konusunda uyarılar yoğunlaştı. Times of Israel gazetesi Cuma günü, şekelin şu anda ABD doları karşısında yaklaşık 2,9 seviyesinde işlem gördüğünü ve bunun Ekim 1993’ten bu yana en yüksek değeri olduğunu bildirdi.”
Uluslararası Konjonktür
BM İnsan Hakları Konseyi’nin 2006’dan bu yana aldığı kararların yüzde 46’sı yalnızca İsrail üzerine. İsrail, 193 üye devlet arasında her Konsey oturumunda kendine özgü daimi bir gündem maddesine sahip olan tek ülke konumunda.
New York’ta Ocak 2026’da göreve başlayan Belediye Başkanı Zohran Mamdani, ilk gününde şehrin Uluslararası Holokost Anma Birliği antisemitizm tanımını benimseme kararını iptal etti, sinagogları koruyan güvenlik önlemlerini kaldırdı ve İsrail’e yönelik boykotlara belediye katılımına karşı yürürlükteki korumaları ortadan kaldırdı. New York’ta İsrail merkezli yaklaşık 600 şirket faaliyet gösteriyor; bu şirketlerin şehre tahmini katkısı 17,9 milyar dolar.
ABD’de İsrail’e iki partili destek istikrarsızlaşıyor. Aralık 2025’te Başkan Trump, İsrail ve “Yahudi lobisinin” Washington’daki etkisini kaybettiğini ve Kongre’nin antisemitik hale geldiğini kamuoyu önünde dile getirdi.
Sonuç
Nihayetinde ortaya çıkan tabloya bakılarak dindar Yahudilerin gelecekten umutlu oldukları, seküler ve Arap İsrail vatandaşlarının ise daha endişeli olduğu, genel olarak İsrail toplumunda Filistin ile bir barış beklenmediği, İsrail’de toplumsal mutabakatın çökebileceği, görüş ayrılıklarının derinleşeceği, İsrail ekonomisi büyüse de ciddi kırılganlıklar barındırdığı, İsrail nüfusunun ciddi bir artış eğiliminde olduğu bunun neticesinde 2050 yılına kadar kaynak yetersizliği yaşayabilecekleri, bunun da İsrail’i ek kaynak arayışına itebileceği, aynı zamanda İsrail’in nitelikli göç verdiği, uluslararası konjonktürde İsrail’in ciddi şekilde zor durumda olduğu, bunun İsrail’de endişe yarattığı, yeniden psikolojik üstünlük sağlamak için çaba içerisinde olacakları, ABD’den başka alternatifleri olamayacağı ve ABD içerisindeki güçlerini korumaları gerektiği, İsrail’de 2026 yılında gerçekleşecek seçimin oldukça önemli olduğu çıkarım ve öngörüleri yapılabilir.
Diğer İsrail çalışmaları için: https://rostrastrateji.org/category/israilarastirmalari/
Kaynaklar:
İsrail’in 2030’daki geleceği: Kritik 2026 seçimi öncesinde uzmanlar arasında görüş ayrılığı var, https://www.jpost.com/opinion/article-895276
İsrail 2026 yılında eski hakimiyetini yeniden kazanacak, https://www.futureofjewish.com/p/heres-what-you-can-expect-from-israel
İsrail, Gazze’de 10 yıl daha kalmayı bekliyor., https://oilprice.com/Energy/Energy-General/Israel-Expects-to-Remain-in-Gaza-for-10-Years.html
Ortadoğu’da çatışmalar şiddetlenirken bile İsrail ekonomisi ve finans piyasaları hızla büyüyor, https://www.cnbc.com/2026/04/30/israel-economy-stock-market-tel-aviv-trump-netanyahu-gdp-us-inflation.html
İsrail’in ihracat ve teknoloji sektörlerini tehdit eden ekonomik krizle ilgili uyarılar artıyor, https://www.aa.com.tr/en/middle-east/warnings-grow-over-economic-crisis-threatening-israel-s-export-tech-sectors-report/3931867
İsrail’in şu anki gidişatı onu çöküşe mi sürüklüyor?, https://www.aljazeera.com/news/2026/1/30/is-israels-current-path-setting-it-on-course-for-collapse
Gelecekteki yoğunluk oranlarının 2050 yılında İsrail Devleti’nin görünümü üzerindeki etkileri – ekonomi, konut, eğitim, açık alanlar, ulaşım, sağlık, çevre ve su alanlarında, https://population.org.il/wp-content/uploads/2018/11/%D7%A2%D7%AA%D7%99%D7%93-%D7%A6%D7%A4%D7%95%D7%A3-%D7%99%D7%A9%D7%A8%D7%90%D7%9C-2050-%D7%94%D7%93%D7%95%D7%97-%D7%94%D7%9E%D7%9C%D7%90-2.pdf
“Allah’tan bir ipe ve insanlardan bir ipe tutunmadıkça, nerede bulunurlarsa bulunsunlar, onlara alçaklık damgası vurulmuş; Allah’ın gazabına uğramışlar ve aşağılanmaya mahkûm olmuşlardır. Bu, onların Allah’ın âyetlerini inkâr etmeleri ve haksız yere peygamberleri öldürmeleri yüzündendir. Bu (cüretleri de) onların isyan etmiş ve haddi aşmış bulunmalarındandır.” 3;112-113
