Türkiye-Japonya İlişkileri: Tarihsel Miras, Stratejik Ortaklık ve İkili İşbirliğinin Güçlendirilmesi İçin Bir Değerlendirme

Türkiye-Japan Relations: Historical Heritage, Strategic Partnership and an Assessment for Strengthening Bilateral Cooperation

トルコ・日本関係:歴史的遺産、戦略的パートナーシップ、および二国間協力の強化に向けた評価

“Japonya, bir ulustan daha çok bir aile gibi olmuştu, ( sadece ortaya çıkan olayları ve çok büyük ihlalleri düzenleyen) yasalardan daha çok, her bir Japon’a belirli bir rol atayan bir dizi karmaşık anlayışla yönetiliyordu.” Henry Kissenger

Hiç şüphesiz Türkiye ve Japonya arasında uzun yıllardır süregelen bir dostluk mevcuttur. Bu iki uzak ülke arasındaki dostluğun temelleri Osmanlı İmparatorluğunda atılmıştır. Özellikle Sultan 2. Abdulhamit döneminde önemli girişimlerde bulunulmuştur. 1890 yılındaki Ertuğrul Fırkateyni faciası ve ardından Japon halkının gösterdiği kadirşinaslık ile temelleri atılan bu dostluk, 1985 yılında İran-Irak Savaşı sırasında Tahran’da mahsur kalan Japon vatandaşlarının Türk Hava Yolları tarafından tahliye edilmesiyle perçinlenmiştir. İki ülke; coğrafi uzaklıklarına karşın ortak değerler, karşılıklı çıkarlar ve köklü bir tarihsel miras üzerine inşa edilmiş sağlam bir ilişki zeminine sahip bulunmaktadır. 

Ayrıca Türkiye, Japonya’ya büyükelçilik açan ilk Orta Doğu ülkesi olma özelliğini taşımakta; bu durum, her iki ülkenin karşılıklı ilişkilere atfettiği stratejik önemi açıkça yansıtmaktadır.

İki ülkenin özelliklerine bakıldığında pek çok ortak özellik olduğu görülecek ve pek çok işbirliği yapılabilecek alan bulunacaktır.

Her iki ülke de G20, OECD ve Dünya Ticaret Örgütü bünyesinde üyelik statüsüne sahip olup çok taraflı platformlarda işlevsel bir koordinasyon mekanizması yürütmektedir. Bu ortaklık çerçevesinde imzalanan en kritik belgelerden biri, 2014 yılında hayata geçirilen Nükleer Enerji İşbirliği Anlaşması’dır. Söz konusu anlaşma kapsamında Sinop’ta kurulması planlanan nükleer enerji santrali projesi, Mitsubishi Heavy Industries ve Itochu Holding ortaklığıyla başlatılmış; ancak proje maliyetlerinin öngörülenin üzerinde seyretmesi nedeniyle 2020 yılında rafa kaldırılmıştır

Yüksek öğretim alanındaki işbirliği kapsamında 2017 yılında İstanbul’da kurulan Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (TJU), bilimsel ve teknolojik kapasite geliştirme ekseninde iki ülkenin ortak kararlılığının kurumsal bir yansımasıdır.

Japonya’nın Türkiye’deki köklü altyapı işleri de —ikinci Boğaz Köprüsü ve Marmaray Metro Tüneli başta olmak üzere— teknik işbirliğinin boyutlarını göstermektedir.

Diğer yandan iki ülke arasındaki kültürel diplomasi ilişkileri de oldukça gelişmiştir. Japonya’daki Türk kültürü sergilerine, çevirilere ve eğitim projelerine duyulan ilgi de her geçen gün artmaktadır. Japonya’nın Türkiye’deki araştırmacıları tarafından yürütülen Kaman Kalehöyük Arkeoloji Araştırmaları da önemli bir işbirliğidir. Yine Türk gençleri arasında yaygınlaşan animeler, Japon mutfağı, Japon kadim felsefesi ve öğretileri de bu duruma delildir.

Küresel jeopolitiğin hızla dönüştüğü, tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği ve çok kutuplu bir dünya düzeninin ayak seslerinin duyulduğu günümüzde, bu tarihi dostluğu somut, stratejik ve kurumsal bir ortaklığa tahvil etmek her iki ülkenin de menfaatinedir. Türkiye, kurallara, refaha, hukuka dayalı bir uluslararası düzen arzulamakta ve bu düzende barışın egemen olabilmesi için çabalamaktadır. Japonya’nın politikalarına bakıldığında benzer kaygılar taşıdığı görülecektir. 

Diğer yandan Türkiye ve Japonya, 21. yüzyılın çok kutuplu ve yüksek belirsizlik barındıran uluslararası sisteminde stratejik özerkliklerini tahkim etme arayışındadır. Bu analiz, iki ülke arasındaki geleneksel “dostluk” söylemini yapısalcı bir yaklaşımla ele alarak, ilişkileri rasyonel, somut ve kurumsal bir ortaklık zeminine taşımayı amaçlamaktadır.  

İki ülke arasındaki ilişkiler 2014 yılında “Stratejik Ortaklık” seviyesine yükseltilmiş olsa da ekonomik ve ticari veriler henüz bu ortaklığın potansiyelini tam olarak yansıtmamaktadır.

Japonya’nın sahip olduğu finansman gücü ve yüksek teknoloji altyapısı, Türkiye’nin Orta Asya, Afrika ve Orta Doğu’daki yumuşak gücü, saha tecrübesi ve lojistik avantajı ve inşaat başta olmak üzere çeşitli sektörlerdeki gelişmiş teknolojisi-tecrübesi sayesinde birleşebilir. 

Japonya ile bölgesel nüfuzunu artıran Türkiye, Afrika ve Orta Asya’da ortak kalkınma projeleri yürüterek  Çin’in Kuşak Yol Projesi’ne alternatifler geliştirebilirler ve böylece borç tuzağı diplomasisine karşı şeffaf alternatifler üretebilirler.

Japonya, Pasifik’teki güvenlik endişeleri ve anayasal yorum değişiklikleri nedeniyle savunma harcamalarını artıran ve savunma sanayiini modernize etmek isteyen bir süreçtedir. Türkiye ise insansız hava araçları (İHA/SİHA), deniz sistemleri ve siber güvenlik alanlarında rüştünü ispatlamış küresel bir aktördür. Malzeme bilimi ve mikroçip teknolojilerinde lider olan Japonya ile askeri yapay zeka ve İHA teknolojilerinde saha tecrübesine sahip Türkiye, ortak Ar-Ge projeleri geliştirebilir.    

Türkiye’nin dinamik, genç nüfusu ve son yıllarda “Unicorn” (milyar dolarlık girişim) çıkarma oranındaki başarısı, Japon yatırım fonlarının dikkatini çekmektedir. Japon oyun, e-ticaret ve yapay zeka devlerinin Türkiye’yi bir bölgesel üs (hub) olarak konumlandırması teşvik edilmelidir.

Türk-Japon Üniversitesi için de ortak yatırımlar artırılarak, gelişmiş, öğrenci sayısı yüksek, hem Japonya hem de Türkiye’den öğrencilerin bulunduğu, değişim programlarının uygulandığı, gelişmiş bir üniversite haline gelebilir.

Türkiye’deki kamu kurumlarından yurtdışına gönderilen kamu personelleri genellikle AB ülkeleri yahut ABD’ye gitmektedir. Bu ülkeler arasına Japonya da eklenebilir. Yine Japonya’dan da her yıl Türkiye’ye eğitime belli sayıda kamu personeli gelerek eğitim alabilir.

İki ülke arasında ikamet izinlerini kolaylaştırıcı anlaşmalar yapılabilir.

Think tank kuruluşları ortak etkinlikler, beyin fırtınaları ve ortak projeler geliştirerek iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişebilmesi adına çalışmalarda bulunmalıdırlar. 

Rostra Strateji Uluslararası İlişkiler Ekibi

Yararlanılan Kaynaklar
Hiroshi Nagaba, Japan And Turkey Hıstorıcal Process For Dıplomatıc Relatıons, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/817215

Emir Karakaya, How Far Is The Far East To The Near East? Dynamıcs Of Japanese-Turkısh Relatıons Before It’s Offıcıal Begınnıng, Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi, 50, 223-258. https://izlik.org/JA36LE54HR

Fahrettin Tepealtı, Türkiye-Japonya ilişkileri: yüz yıllık bir değerlendirme, https://dergipark.org.tr/tr/pub/igge/article/1500261

Henry Kissenger, Beyaz Saray Yıllarım, s. 426

Aymila Ucun ,Selçuk Esenbel. Japon Modernleşmesi ve Osmanlı: Japonya’nın Türk Dünyası ve İslam Politikaları, İletişim Yayınları, II. Basım, 2015, 448 Sayfa, Uluslararası İlişkiler Çalışmaları Dergisi, 2(2), 149-152., https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/2758616

https://www.mfa.gov.tr/turkiye-japonya-siyasi-iliskileri.tr.mfa

https://en.wikipedia.org/wiki/Japan%E2%80%93Turkey_relations

https://www.mofa.go.jp/region/middle_e/turkey/data.html