Uzay Hukukunun İnsan Hakları ile İlişkisi: Oksijene Erişim Bir İnsan Hakkı mıdır? -Aliia Sattarova

İnsan hakları, her bireyin doğuştan sahip olduğu ve hiçbir şekilde elinden alınamayacak temel hak ve özgürlüklerdir. Uzayda faaliyet gösteren devletler ve özel şirketler, yalnızca teknolojik değil aynı zamanda hukuki ve etik sorumluluklar da üstlenmek zorundadır.

Diğer yandan insan hakları çeşitli etkenler nedeniyle sınıflandırmalara uğramıştır. Karel Varsak, insan haklarını ortaya çıktığı döneme göre, ucu açık şekilde sınıflandırmıştır. Buna göre dördüncü kuşak haklar, teknolojik gelişmelerin ortaya çıkardığı olumsuz sonuçlar sonucunda ortaya çıkmıştır.

Bildiğimiz üzere uzay boşluğunda serbest halde solunabilir oksijen bulunmaz. Uzay mürettebatının her bir üyesi, günde yaklaşık 0,9 kg oksijen tüketip 1 kg karbondioksit üretir. Oksijen ihtiyacını karşılamak için ISS’de su elektrolizi, kimyasal yedekler ve hava arıtma sistemleri gibi farklı teknikler kullanılmaktadır. Gelecekte ise, planlanan Mars’a yolculuklar ve kalıcı Ay üsleri nedeniyle uzay araçlarının küçük birer ekosistem haline getirilmesi hedefleniyor. Peki, Ay ve Mars’ta kalıcı yerleşimler kurulursa, oksijene erişimin temel insan hakkı olarak tanınması mümkün mü?

İnsan hakları sınırsızdır ve dinamik bir yapıya sahiptir. İnsanlar yaşamaya devam ettikçe yeni ihtiyaçlar doğar, böylece haklar da gelişir. Varsak’ın kuşaklar ayrımına paralel olarak, uzayda oksijene erişim hakkı, dördüncü kuşak hakları kapsamında ya da insan hakları literatüründe yeni bir hak kuşağı kapsamında tartışılabilir. Diğer taraftan, uzay hukukunu düzenleyen metinlerde oksijene erişim bağımsız bir hak olarak düzenlenmemiştir. Fakat, uluslararası insan hakları hukukunda en temel haklardan biri olarak kabul edilen yaşam hakkı, insanların hayatta kalabilmesi için asgari şartların sağlanmasını gerektirir. Dolayısıyla, oksijene erişim hakkı yaşam hakkının doğal bir uzantısı olarak görülebilir.

Birleşmiş Milletler, herkesin temiz, ulaşılabilir ve ihtiyaç karşılayacak kadar suya erişim hakkını kabul etmiştir. Su, insan onuruna yakışır bir yaşam için ve yeterli yaşam standartları için zorunlu bir unsurdur. Benzer şekilde, uzay ortamında yaşamın sürdürülebilmesi için oksijen vazgeçilmezdir. Suya erişim hakkı henüz yeni bir hak olup 2010 yılında kabul edilmiştir. Bu açıdan baktığımızda, uzayda oksijene erişim, tıpkı suya erişim hakkı gibi zamanla temel bir insan hakkı olarak kabul edilebilir.

Değinilmesi gereken başka bir husus, oksijen desteğinin kimin tarafından sağlanacağıdır. Uzay yerleşimlerinde oksijen, piyasa koşullarına bırakılmamalıdır. Oksijene erişimin ticari hizmete dönüşmesi durumu, kişilerin yaşam haklarını tehlikeye düşürebilecek sonuçlar doğurabilir. Dolayısıyla yaşam şartlarının sürekli ve ayrım gözetilmeksizin sağlanmasına yönelik hukuki güvenceler sağlanmalıdır.

Aliia Sattarova

Yazarın diğer yazılarına erişmek için: https://rostrastrateji.org/category/aliia-sattarova/